Makale:Gizlenen Kara Klan

Kara Klan Nedir?

Klan, tarihin geçmiş dönemlerinde ve halen bazı Afrika toplumlarında tek bir toteme bağlı olan büyük insan gruplarını tanımlamak için kullanılan bir kavramdır. Yapılan araştırmalar her klanın kendine özgü kuralları ve yasakları olduğunu ortaya koymaktadır. Klanın en önemli özelliği ise üyelerinin birbirlerine olan bağlılıklarıdır. Klan üyeleri ayrı yerlerde yaşasalar bile, birbirlerini her şart altında mutlaka korur ve savunurlar. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, bu, yalnızca çıkar ilişkisine dayalı bir dayanışmadır.

Neden Kara Klan?

Yazıda kullanılan "Kara klan" kavramının seçilmesinin amacı, günümüzde dünya üzerindeki ahlaki dejenerasyonu organize eden ve adeta bir ağ gibi tüm ülkelerde uzantıları bulunan bir sosyal yapıyı tanımlamaktır. Kara klan ismi, günümüz toplumlarındaki ahlaki çöküşün öncülüğünü yapan kitleyi çok iyi tanımlamaktadır. Bu kitle kendisini son derece modern gibi gösterse de, gerçekte tarihteki totemist klanlara benzer bir yapılanma göstermektedir.

Dünya üzerindeki uyuşturucu trafiğini yöneten, fuhuş şebekelerini kontrol eden, ahlaksızlığın reklamını yapan bu klan, aynı zamanda her türlü kirli işin, sapkınlığın da arkasında yer almaktadır. Bu klanın üyeleri, medyadaki uzantıları sayesinde kendilerini halka farklı şekilde tanıtmakta, farklı mevkilerdeki uzantıları sayesinde bir tür dokunulmazlık elde etmeye çalışmaktadırlar.

Mücadele Yöntemleri Nelerdir?

Çıkara dayalı bu dayanışmanın gücü, kara klanın korunma ve savunma mekanizmalarında da etkisini gösterir. Söz konusu klan, mevcut yapısını korumak, gücünü kaybetmemek ve olası tehlikeleri önleyebilmek için oldukça karmaşık ve kapsamlı bir savunma mekanizması oluşturmuştur. Bu mekanizmanın en önemli bölümünü, klanın kendisine karşı tehdit olarak gördüğü unsurları etkisiz hale getirmek, hatta ortadan kaldırmak oluşturur.

Unutmamak gerekir ki, tarihin her döneminde, insanlara büyük sıkıntılar çektiren, zulüm, haksızlık ve adaletsizlik üzerine biraraya gelmiş menfaat çevreleri olmuştur. Bu çevreler, yaşadıkları dönem içinde inkarın yaygınlaşması, ahlaksızlığın mümkün olduğunca yayılması için gayret etmişlerdir. Allah, bu düzenin tarih boyunca varolageldiğini bir Kuran ayetinde şu şekilde bildirmektedir:

Onlar bunu (tarih boyunca) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hayır; onlar, 'azgın ve taşkın (tağiy)' bir kavimdirler. (Zariyat Suresi, 53)

Öncelikli Hedefleri Kimlerdir?

Bu noktada, klanın düşman olarak değerlendirdiği kimselerin genellikle milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, güzel ahlakı, adaleti, hakkı ve doğruyu savunan kişiler olduğunu vurgulamak yerinde olacaktır. Çünkü bu kişilerin varlığı ve savunduğu değerler, klanın kirli düzenini devam ettirmesinin önündeki en büyük engellerdendir. Bu insanlar, onların temsil ettikleri her türlü kötülüğün karşısında cesaretle duran, klan üyelerinin tüm karanlık faaliyetlerini deşifre eden kimselerdir.

Ve her zaman bu insanların karşısında, Allah'a iman eden, güzel ahlaklı, cesur ve sabırlı kişiler yer almıştır. Kötünün karşısında yer alanlar, ne pahasına olursa olsun kötülüğün sona ermesi, yeryüzüne güvenlik ve huzurun hakim olması için çaba göstermişlerdir. Günümüzde de kara klan kötülüğün en önde giden temsilcisidir. Ve bugün de, tıpkı geçmişte olduğu gibi, iyi olanlarla arasında fikri bir mücadele vardır. Klanın mensupları iyiliğin temsilcisi olan vicdanlı, imanlı, güzel ahlaklı, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan insanlarla uğraşmakta, onları yıldırmak ve etkisiz hale getirmek için çaba göstermektedir.

Klanın vicdanlı ve güzel ahlaklı insanları hedef almasının temelinde ise, bu kişilerin güzel ahlakta kararlı olmaları ve bu ahlakın yaygınlaşmasına çalışmaları vardır. Çünkü böyle bir çaba kara klanın çıkarları doğrultusunda yerleştirmek istediği sistemin engellenmesi anlamına gelmektedir. Allah Kuran'da bu gerçeği bize şu şekilde bildirmiştir:

Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı. (Araf Suresi, 82)

Allah'ın ayette buyurduğu gibi, temiz ve güzel ahlaklı kalmak, iman etmeyenlerin fitnelerinden ve telkinlerinden sakınmak isteyen insanlar da kara klan tarafından hedef olarak seçilebilmektedirler. Klan kendi ahlaki yapısına dahil olmayan her kişiyi, sistemin devamına engel olabilecek potansiyel bir tehlike olarak görür.

Rabbimiz'in Kuran'da bildirdiği, "Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına hız kattıklarını görürsün. Yapmakta oldukları ne kötüdür" (Maide Suresi, 62) ayetiyle, klanın iki büyük özelliğine işaret edilmektedir: Günahın körüklenmesi ve din ahlakını yaşayanlara düşmanlık…

Kara klan, ahlaksızlıkları, sahtekarları, katilleri, uyuşturucu satıcılarını, fuhuş yapanları, silah kaçakçılarını ve her türden karanlık insanı bünyesinde barındırır ve bu insanları her koşul altında korur. Bu üyeler, klanın varlığını devam ettirebilmesi için kullanılırlar.

Klan kendi ahlaki yapısına dahil olmayan her kişiyi, sistemin devamına engel olabilecek potansiyel bir tehlike olarak görür.

Kara Klan Sistemini Nasıl Devam Ettirir?

Kara klanın, ahlaksızları, sahtekarları, katilleri, uyuşturucu satıcılarını, fuhuş yapanları, silah kaçakçılarını ve her türden karanlık insanı bünyesinde barındırmasının ve bu insanları her koşul altında korumasının ana nedenlerinden biri de bu tarihi mücadeledir. Bu üyeler, klanın varlığını devam ettirebilmesi için kullanılırlar. Dünya genelinde ahlaki çöküntü yaşayan toplumlarda görüldüğü gibi, kimi medya kuruluşlarında, güvenlik birimlerinde, adalet sistemi içerisinde de bu şebekenin koruyuculuğunu üstlenen ve tanıtımını yapan kişilere rastlanabilmektedir. Bu kişiler, hem bu şebekenin icraatlarını, ahlaksızlıklarını, sapkınlıklarını, cinayetlerini örtbas etmekte hem de kendilerine çıkar sağlamaktadırlar. Üstelik bunlar, gerektiğinde klanı temize çıkarmak için değerlendirilir, türlü entrikalarda, düşmanları saf dışı etmek için bir tür maşa gibi kullanılırlar.

Kara Klan Nasıl Organize Olur?

Klanın savunma mekanizması içinde görev yapanlar iki ayrı gruptan oluşur.

Bunlardan birincileri, lider konumunda olan ve kirli organizasyonları üstlenen kimselerdir. Bunlar ahlaksızlığın, fuhşun, uyuşturucu ticaretinin, silah kaçakçılığının, çatışmaların ve kargaşanın üzerinden menfaat sağlayan, dolayısıyla da insanları dejenerasyona özendiren, bunun için teşvik eden çevrelerdir. Her türlü günah ve ahlaksızlığın reklamını yapanlar, insanları ahlaksız olmanın sözde meşru olduğuna inandıranlar da bunlardır.

İkinci grup ise, hayatlarını devam ettirebilmek için klanın ayakta kalmasına ve klanın liderleri tarafından korunmaya muhtaç olan kimselerdir. Bunlar tamamen klanın kontrolündedirler. Klanın liderlerinin sözünden çıkmaz, onların yönlendirmeleriyle hareket ederler. Klan içindeki görevlerinden biri de, klanın düşmanları ile mücadelede ön saflarda yer almalarıdır.

Klanın farkında olmadığı önemli bir gerçek ise, hakka karşı batılı savunanların yenilgiye mahkum olduklarıdır. Allah, Kuran'da inkarcıların mücadelesinin batıl bir mücadele olduğunu, bu mücadeleyi tarih boyunca pek çok inkarcının üstlendiğini ve hepsinin yenilgiye uğradığını şöyle bildirmiştir:

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. Her ümmet, kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi. Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla-dayanarak' mücadeleye giriştiler. Ben de onları yakalayıverdim. Artık Benim cezalandırmam nasılmış? (Mümin Suresi, 5)

Görüldüğü gibi, inkarcıların ana amaçlarından birisi din ahlakını anlatanların bu çalışmalarını engellemeye çalışmaktır. Kara klan tarih boyunca, kendi düzeninin karşısında olduğunu düşündüğü kişileri haksız yere yakalayıp tutuklatmaya, yurdundan sürmeye ve hatta öldürmeye dahi kalkışmıştır.

Kara klanın, düşman olarak gördüklerine karşı tarihte en sık kullandığı yöntemlerden biri ise KOMPLODUR.

Klanın Önemli Taktiği: Komplo

İnkarcıların iman edenlerin aleyhinde komplolar kurdukları Kuran'da bildirilen bir gerçektir. Allah Kuran'da inkarcıların komplocu karakterlerine dikkat çekmiştir. Pek çok ayette insanları Allah'tan ve din ahlakından uzaklaştırmak için tuzaklar kurup planlar yaptıkları haber verilmiştir. Allah, Enam Suresi'nin 123. ayetinde şöyle buyurmuştur:

Böylece Biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hileli-düzenler kursunlar diye- oranın suçlu-günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli-düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar. (Enam Suresi, 123)

Allah Kuran'da, "Buna (ayetlerime) karşı büyüklük taslayarak; gece vakti de hezeyanlar sergiliyordunuz." (Müminun Suresi, 67) ayetiyle inkarcıların geceleri yaptıkları gizli toplantılara dikkat çekmiş ve bu toplantılarda iman edenler aleyhine çeşitli komplolar planlandığını, tuzaklar kurulduğunu bildirmiştir. Gizli toplantıların çoğunda hayır olmadığı ve bu toplantılarda genellikle huzuru ve düzeni bozacak ve insanlara zarar verecek girişimlerin konuşulduğu Allah'ın bildirdiği bir başka gerçektir. (Nisa Suresi, 114; Mücadele Suresi, 9-10) İnkarcıların gizli gece toplantılarını tercih etmelerinin nedenlerinden birisi ise, gecenin karanlığının yaptıklarını örtüp gizleyeceğini düşünmeleri, böylece deşifre olma ihtimallerinin daha az olduğuna inanmalarıdır. Oysa bu toplantıları yapanlar gecenin en karanlık saatini de seçseler, hiç kimsenin bilmediği en ücra ve gizli mekanlarda da buluşsalar, Allah onların yaptıkları planı en ince ayrıntısına kadar bilendir. Ve onlar insanların aleyhine bir tuzak kurarlarken, Allah da onların tuzaklarını altüst edecek kusursuz bir plan kurmaktadır. Allah bir ayette şöyle bildirmiştir:

Onlar, insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Oysa O, kendileri, sözden (plan olarak) hoşnut olmayacağı şeyi 'geceleri düzenleyip kurarlarken' onlarla beraberdir. Allah, yaptıklarını kuşatandır. (Nisa Suresi, 108)

Günümüzde de kara klan kötülüğün en önde giden temsilcisidir. Ve bugün de, tıpkı geçmişte olduğu gibi, iyi olanlarla arasında fikri bir mücadele vardır. Klanın mensupları iyiliğin temsilcisi olan vicdanlı, imanlı, güzel ahlaklı, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan insanlarla uğraşmakta, onları yıldırmak ve etkisiz hale getirmek için çaba göstermektedir.

Komplo kurmak kara klanın en başarılı olduğu ve "tehlike gördüğü" anlarda en sık başvurduğu yöntemlerdendir. Düzenledikleri gizli toplantılarda kendileri ve sistemleri için oluşabilecek tehlikeleri bertaraf etmek için ince planlar kurarlar. Kurdukları tuzağın eksiksiz olarak işlemesi için gerekli gördükleri tüm tedbirleri alırlar. Komplolarının hedefe ulaşabilmesi için gerektiğinde suni ve sahte deliller oluşturabilir, yalancı şahitler aracılığı ile akıl almaz senaryoları hayata geçirebilirler. Bu amaçla kullanılabilecek kişileri bulmak klan liderleri için hiç zor değildir. Çünkü klan içinde, ihtiyaç olduğunda kullanılmak üzere yeterince insan barındırılmaktadır.

Geçmişte yaşamış olan müminlerin hayatlarında, kara klanın kendileri aleyhine kurdukları komploların pek çok örneği vardır. Müşrikler, Peygamber Efendimiz (sav)'i yurdundan çıkarmış ve hayatına kasteden tuzaklar kurmuş; Hz. İbrahim'in toplumu onu ateşe atmış; Firavun Hz. Musa'yı çeşitli tehditlerle yıldırmaya çalışmıştır. İnkarcıların, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) aleyhinde kurdukları tuzakları Allah bize Kuran'da şöyle haber vermektedir:

Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla, tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu. Allah, düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır. (Enfal Suresi, 30)

Kuran'da Hz. Yusuf'un hayatının anlatıldığı kıssada, Hz. Yusuf'a verilen nimetler karşısında kıskançlığa kapılan kardeşlerinin, toplu olarak harekete geçtikleri ve hasetleri nedeniyle Hz. Yusuf'un canına dahi kastettikleri bildirilmiştir. Hz. Yusuf'un kardeşlerinin zihniyeti ve davranışları, kara klanın tavır ve yöntemlerinin bir örneğidir.

Kuşkusuz geçmişte olduğu gibi günümüzde de iman edenler, Allah yolunda çaba gösterenler, din düşmanı ideolojiler ile fikri alanda mücadele yürütenler inkarcıların çeşitli komploları ile karşı karşıya kalabilirler. İman edenlerin çeşitli denemelerden geçirilecekleri Allah'ın bir vaadidir. Geçmişte müminler için nasıl tuzaklar kurulduysa bunların bir benzeri bugün de kurulabilir. Bunlar samimi olarak Allah'a iman eden kimseler için büyük bir hayır ve güzel bir müjdedir. Dolayısıyla müminler kara klanın faaliyetlerini de bu bakış açısıyla değerlendirirler. Üstelik iman edenler, insanların en gizli olduğunu sandıkları anlarda dahi, Allah'ın kendilerine şahit olduğunun ve Allah'ın bilgisi dışında kimsenin kimseye komplo kuramayacağının, plan yapamayacağının ve bu planları hayata geçiremeyeceğinin bilincindedirler. Allah bir ayette herşeyden haberdar olduğunu şöyle bildirmektedir:

Allah'ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? (Kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyip) Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O'dur; beşin altıncısı da mutlaka O'dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir. (Mücadele Suresi, 7)

Bir Klan Örneği: Semud Kavminin Dokuzlu Çetesi

Dokuzlu çete olarak Kuran'da bildirilen grup, klan yapılaşmasının önemli örneklerinden biridir. Allah, Hz. Salih Peygamber'in döneminde yaşamış olan bu klanın yaptığı plana ve Hz. Salih aleyhinde kurduğu tuzağa dikkat çekmiştir. Bu grubun üyelerinin en önemli özelliği kötülük ve bozgunculukta iş birliği yapmalarıdır. Hz. Salih, içinde yaşadığı toplumu Allah'a iman etmeye, Allah'ın emirlerine uymaya ve O'nun sınırlarını korumaya defalarca davet etmiştir. Ancak onlar bu çağrılara uymamışlar, üstelik Hz. Salih'e karşı son derece saldırgan bir tutum sergilemişlerdir. Hz. Salih'in din ahlakını yaymak için gösterdiği çabanın, kendi menfaatlerini zedeleyeceğini düşündükleri için de Hz. Salih'e karşı planlar yapmışlardır. Tuzak kurucuların başında ise, dönemin kara klanlarından 'dokuzlu çete' gelmektedir.

Dokuzlu çetenin kurduğu tuzak, Kuran'da şöyle bildirilmiştir:

Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik-düzenlik bırakmıyorlardı. Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim." (Neml Suresi, 48-49)

Dokuzlu çetenin Hz. Salih'e karşı tuzak hazırlarken buna dair "Allah adına" and içmeleri çok dikkat çekici bir durumdur. Ayetteki bu ifade, çete üyelerinin kendilerini, kendi çarpık mantıkları içinde dindar gördüklerini veya en azından dindar gözüken bir üslup kullandıklarını göstermektedir. Bu gerçek günümüzde de kara klanın üyelerinin kimi zaman dindarlık iddiasında bulunabileceğini, hatta iman edenlere karşı yaptıkları saldırılarda sahte bir dindar söylem kullanabileceklerine işaret olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Dokuzlu çetenin kurduğu hileli düzen, tarih boyunca iman edenlere kurulan tüm tuzaklarla aynı akıbete uğramıştır. Allah, kurmakta oldukları bu tuzağı onların aleyhine çevirmiştir. Bu durum tarih boyunca hiçbir klanın planlarında başarıya ulaşamadığının, bundan sonra da ulaşamayacaklarının önemli delillerinden biridir. Allah onlara verdiği karşılığı şöyle haber vermektedir:

Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk. Artık sen, onların kurdukları hileli-düzenin uğradığı sona bir bak; Biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik. İşte, zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır. (Neml Suresi, 50-52)

Unutulmamalıdır ki, ahlaksızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, haksızlık ve adaletsizlik üzerine bina edilmiş hiçbir sistem kalıcı olmaz. Her türlü batıl ve dejenere sistem yok olmaya mahkum olduğu gibi, kara klanın kurmuş olduğu kirli düzen de yok olacaktır.

Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 19. sayı (Ocak 2006) 22. sayfada yayınlanmıştır.