HAKKA DAVET

Buraya kadar açıkladığımız gerçekler karşısında, din ahlakını yaşayan ve vatansever tüm insanlara önemli görevler düşmektedir. Klan üyeleri nasıl kötülükte iş birliği yapıyorlarsa, iyiliğin ve güzel ahlakın savunucuları da birbirlerini sevmeye ve desteklemeye mecburdurlar. Ahlaksızlığın yaygınlaşması, tüm toplumu içine alan bir çürümeye neden olur. Bu çürüme er veya geç herkese zarar verebilir. Böyle bir tehlikeye karşı ise el birliği ile fikri mücadele edilmesi gerekir. Allah bir ayetinde, iyilerin ittifak olmaları gerektiğini şu şekilde bildirmiştir:


İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)


Allah'ın ayette buyurduğu gibi, eğer samimi ve dürüst insanlar ittifak halinde hareket etmez ve kötülüklere karşı birlikte fikri bir mücadele içine girmezlerse bu durumda dünya yaşanması zor bir mekan haline gelir. Elbette böyle bir durumdan her insan zarar görecektir.
İyilerin ittifakı ile birlikte ilk planda yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
Masum halk genel olarak klanı tanımaz, onun karanlık ruhunu, bu ruhun ne büyük kötülüklere sebep olabileceğini bilemez. Bu nedenle halkın kara klan hakkında bilgilendirilmesi, klanın sinsi oyunlarına karşı uyarılması gerekir.


Halkın uyarılması konusunda medyaya büyük sorumluluk düşmektedir. Ahlaksızlığın ve dejenerasyonun basın tarafından destek gördüğü ülkelerin içine düştüğü durum ortadır. Dünya çapında samimi, dürüst, itidalli ve vicdan sahibi medya mensupları, klanın provokasyon ve yönlendirmelerinden etkilenmemeye özen göstermeli, tam tersine klanın suç ve ahlaksızlıklarını engellemeye çalışmalıdırlar. Bu noktada klanın iç yüzünün deşifre edilmesi önemlidir. Suçları deşifre olan klanın ayakta kalması mümkün değildir.


Klanın deşifre olan her rezilliği hukuk ve kanun çerçevesinde gereği gibi karşılık görmelidir. Bu insanlar yaptıkları kötülüklerin hiçbir zaman karşılıksız kalmayacağını bilmelidirler. Klanın yaşam sahasının elinden alınmasının en önemli yollarından birisi budur.
Tüm dünyada başta gençler olmak üzere halk, klanın taktikleri konusunda da bilinçlendirilmelidir. Klan özellikle genç nesli, içi boş süslü propagandalarla ve telkinlerle kendi felsefesine ve yaşam biçimine çekmektedir. Sonuç, kendi bencil tutku ve çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen, tüm dünyayı Sosyal Darwinizm gözlükleriyle gören kayıp bir nesildir. Ahlaki çöküntünün yaşandığı kimi ülkelerde bu durum açıkça görülmektedir. Bunu engellemek için, klanın savunuculuğunu yaptığı felsefenin ve düzenin çarpıklıklarının ve zararlarının gençlere anlatılması, bu amaçla büyük bir kültürel kampanya yürütülmesi gerekir.
Unutulmamalıdır ki, kara klanın varlığını devam ettirmesini sağlayan temel ideoloji, ahlaksızlığın ve toplumsal ortadan kaldırılmada, ahlaksızlığın ve toplumsal çürümenin engellenmesi mümkün değildir. Bu insanlar söz konusu çöküntü ve çürümeden beslenmekte, böyle bir çöküntüyü teşvik etmektedirler. Dolayısıyla ahlaki değerleri sağlam insanların yetişmesi klanın fikri sistemine büyük darbe oluşturacaktır. Eğitim sisteminde yapılacak uygun düzenlemelerle ve basın kuruluşları aracılığı ile, insanlarda ahlaki bilinçlenmenin sağlanması gerekir. Gerçek güzel ahlak da ancak Kuran ahlakının yaşanması ile oluşturulabilir. Tüm insanlara mutlaka, Allah'ın varlığı ve birliği anlatılmalı, Allah'a karşı olan sorumlulukları ve ahiret gününde hesap verecekleri hatırlatılmalı, vicdanlarını kullanmaları teşvik edilmelidir. Vicdanının sesini dinleyen bir insan, Allah'ın izni ile, hiçbir zaman kötü yola sapmaz.
Tüm bunlar samimi, vicdanlı ve dürüst insanların üzerine düşen bir yükümlülüktür. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki, Allah'ın kanunu gereği, kara klan zaten hiçbir zaman başarıya ulaşamayacak, en sonunda büyük bir hezimet ile yenilgiye uğrayacaktır. Allah işledikleri kötülüklerden vazgeçmeyen insanların nasıl bir sona uğrayacaklarını Kuran'da haber vermiştir:


Hayır; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 81)


Unutulmamalıdır ki, ahlaksızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, haksızlık ve adaletsizlik üzerine bina edilmiş hiçbir sistem kalıcı olmaz. Her türlü batıl ve dejenere sistem yok olmaya mahkum olduğu gibi, kara klanın kurmuş olduğu kirli düzen de yok olacaktır. Klanın ve klan tarafından kurulmuş olan her türlü tuzağın yerle bir olacağını Allah bir ayette bize şöyle bildirmiştir:

(Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın. (Fatır Suresi, 43)

Görüldüğü gibi, yeryüzünde büyüklük taslayan, kötülüğü örgütleyip düzenleyen her grubun yenilecek olması Allah'ın bir kanunudur. Kuşkusuz bu yenilgide, samimi olarak bu sisteme karşı çıkacak kişilerin yürütecekleri fikri mücadele büyük önem taşımaktadır. Bu oldukça çetin bir mücadeledir. Ve kara klanın acımasız düzenine karşı ancak iman eden, manevi değerlerine sahip çıkan, vatan ve millet sevgisini yaşayan kişiler karşı koyabilir.


Klanın sistemi içerisinde yaşamaya devam etmek, bu kişileri dünyada da ahirette de büyük bir azaba sürüklemektedir. Tüm klan üyeleri dünyadayken tevbe edip, kötülükten vazgeçme imkanına sahiptirler. Böyle bir sisteme dahil olan kişiler, Allah'ın her zaman için bağışlayan olduğunu, bu yoldan dönüp iman eden, vatanının ve milletinin hayrı için çalışmaya başlayan, iyiden ve haktan yana tavır koyan kişileri affeden olduğunu unutmamalıdırlar.
Kim doğru yola uyarsa, öncelikle kendi iyiliği için doğru yola uymuş olur. Buna rağmen kim tekrar kötülüğe ve sapkınlığa dönerse, kuşkusuz Rabbimiz azabı pek şiddetli olandır. Allah ayetlerde şöyle buyurmaktadır:


Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir elçi gönderinceye kadar (hiçbir topluma) azab edecek değiliz. (İsra Suresi, 15)


Umulur ki, Rabbiniz size merhamet eder, fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz Biz de (sizi aşağılık kılmaya ve cezalandırmaya) döneriz. Biz, cehennemi kafirler için bir kuşatma yeri kıldık. (İsra Suresi, 8)